Oynama SKDM SKDM

İklim değişikliğinde kavramlar

SKDM, açık hali ile Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması.

2005 yılında Avrupa Birliği bünyesinde Emisyon Ticaret Sistemi ile birlikte kurulan bir mekanizma.

Amacı; 2050 yılında Avrupa Birliğinde karbon nötralizesini yani ürettiğimiz karbon kadar karbonu Dünya atmosferinden uzaklaştırarak sağlamak.

Konunu uzmanlarınca karbon nötrlüğü sayesinde, atmosferdeki sera gazı emisyonlarının birikmesinden kaynaklanan iklim değişikliğinin giderileceği ve küresel ısınmanın azaltılacağı ifade ediliyor.

Net sıfır emisyon hedefi ise karbon nötrlüğü aracılığıyla atmosferdeki tüm sera gazı emisyonlarının (%75,11’i karbondioksit, %19,54’i metan gazı, %5,57’si azot oksit) sıfıra indirilmesi olarak adlandırılıyor.

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Avrupa Birliği'nin iklim değişikliğiyle mücadele konusunda benimsediği iddialı misyonunun önemli bir parçası olarak kabul edilen düzenleyici bir önlem. AB, 2050 yılına kadar iklim nötr kıta olmayı taahhüt ederek daha sürdürülebilir bir geleceğin inşası için yol almayı amaçlıyor.

Mekanizma, AB'nin uzun süredir devam eden karbon fiyatlandırma çerçevesini tamamlayan ve güçlendiren bir çevre politikası girişimi olarak adlandırılıyor.

Konuyla daha detaylı ilgilenmek isteyen okuyucularımıza Ticaret Uzmanı Gonca İnan’ın VergiAlgı’da seri olarak yayınlanan üç yazısını önermek istiyorum.[1]

SKDM nasıl çalışıyor?

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, 1 Ekim 2023'te bir geçiş dönemi ile başladı.

İlk aşamada, sadece AB'ye ithal edilen mallar içindeki gömülü sera gazı emisyonlarıyla ilgili verilerin toplanması ve raporlanması amaçlanmıştı.

1 Ocak 2026'da başlayacak olan ikinci aşamadaki tam uygulama süreci ile birlikte mekanizma kapsamında yetkili beyan sahiplerinin gömülü emisyonlara karşılık gelen SKDM sertifikalarını satın almaları gerekecek.

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, üretim sırasındaki önemli sera gazı emisyon üretimleri, karbon kaçağı potansiyeli ve pratik uygulanabilirlikleri nedeniyle Avrupa Birliği ülkelerinde ithal edilen çimento, elektrik, gübre, demir çelik, alüminyum ve hidrojen sektörlerine uygulanacak.

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Sertifikaları, AB’deki ithalatçıların ithal ettikleri mallarda gömülü olan emisyonların bedelini ödemek için kullanacakları bir araç olarak kullanılacak.

1 Ocak 2026'dan itibaren her yıl ithalatçılar veya dolaylı gümrük temsilcileri ithal edilen mallardaki gömülü emisyonlara karşılık gelen sertifikaları satın almak ve teslim etmek zorunda olacaklar.

Sertifikaların, sadece malların ithalatı sırasında değil, yıl boyunca da satın alınması da mümkün. Sertifikaların fiyatı ise, €/ton CO2 salınımı olarak ifade edilen AB ETS ödeneklerinin haftalık ortalama açık artırma fiyatına bağlı olarak hesaplanacak.

Mekanizma kapsamında, aynı emisyonlar için iki kez ücret alınmaması amaçlandığından, ithalatçılar tarafından sertifikaların üretim ülkelerinde ödenen karbon fiyatlandırması seviyesine kadar düşürülmesinin talep edilmesi mümkün bulunmaktadır.

Ancak bu indirim, ithalatçıların gömülü emisyonlar için menşe ülkelerinde karbon fiyatının ödenmiş olduğunu kanıtlamalarına bağlanmış durumda.

Son gelişmeler

ABB Başkanı Donald Trump’ın Paris İklim Anlaşmasından ABD’nin imzasını çekmesi, AB’deki şirketlerin, çiftçilerin dile getirdiği itirazlar bir anlamda AB’nin geri adım atmasına yol açtı.

Ortaya konan hedeflere ulaşmanın zorluğu bir yana bunları sağlamak için gerekecek 1 trilyon Avro’luk kaynağın bulunmasında ortaya çıkan sorunlar biraz daha yumuşak geçişi gündeme getirdi.

Geçtiğimiz hafta Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin, sınırda karbon vergisi düzenlemesinin kapsamını daraltma planlarını onayladığını duyurdu.

Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle halihazırda sistem kapsamında olan AB’deki 200 bin ithalatçının %90’ı kapsam dışında çıkarıldı.

Yeni düzenlemeye göre, yılda 50 metrik tondan fazla çelik, çimento, alüminyum veya gübre gibi ürünleri ithal eden şirketler karbon vergisine (fiyatlamasına) tabi olacaklar.

Mevcut sistemde, 150 Avro ve üzerindeki ithalata vergi öngörülmekteydi.

Bu karar Türkiye’den AB’ye ihracat yapan çelik, çimento, alüminyum ve gübre sektörleri için olumlu bir haber anlamına geliyor.

Ankara Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz “Karbon Fiyatlandırması ve Emisyon Ticaret Sistemi” panelinde İklim Değişikliği Başkanı Prof. Halil Hasar yaptığı açılış konuşmasında, Türkiye olarak bu sınırı daha yüksek belirleyeceklerini ve yaklaşık 200 civarında firmanın düzenleme kapsamına gireceğini belirttiğini de yerli şirketlerimiz için ekleyelim.

Kaynak: EKONOMİ Gazetesi, 28 Mayıs 2025

 

İlgili Videolar

https://www.youtube.com/watch?v=oujMWJE8Vws&list=PL5JnpmzCWAS37A5EcIdE3Q-quc8HXMMCi&index=1

https://www.youtube.com/watch?v=xWyWDSkzbc0&list=PL5JnpmzCWAS37A5EcIdE3Q-quc8HXMMCi&index=2

https://www.youtube.com/watch?v=QjAyQ6soOtc&list=PL5JnpmzCWAS37A5EcIdE3Q-quc8HXMMCi&index=6

 


[1] Yazımızın bu bölümünde bu değerli yazılardan ve Avrupa Birliği’nin Gümrük ve Vergi AB Öğrenim Portalından (Customs & Tax EU Learning Portal) yararlanılmıştır.

(4 Haziran 2025 tarihinde vergialgi.com internet sitesinde yayınlanmıştır.) 

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Vergi göçmenleri “gelirlermi.gov.tr”

“Kurumlar v.2” yirmi yılı geride bıraktı

Serbest Bölgelerdeki vergi istisnasına getirilen sınırlama