EyAy da (Yapay Zekâ) nayloncu oldu!

Bizim memlekette fatura kutsal bir belgedir.

Bütün vergi sistemimiz (Mevzuat, İdare, Yargı) onu zapturapt altına almakla uğraşır.

Yıllar yılları kovalar, bu mücadele hiç değişmez.

Belge fetişizmi, 1980’de ortaokul 2. sınıfta muhasebeci çıraklığı ile başladığım mesleki kariyerimin ilk basamağında, sevk irsaliyesi ve taşıma irsaliyesi ile başlamıştı.

Sonra onu faturaların anlaşmalı (yetkili) matbaalarda bastırılması ya da noterde onaylanması, perakende satış fişi, ödeme kaydedici yazarkasa vd. izledi.

Artık mahalledeki kırtasiyeci Mustafa abiden boş fatura alma dönemi bitmişti.

Fatura, gelişigüzel bir evrak olmaktan çıkacak, taklit edilemeyen, her önüne gelenin basamayacağı ve düzenleyemeyeceği bir çağ başlıyordu!

Zaten Özal’lı yıllardı ve her alanda çağ atlıyorduk.

Sonra 2000’lerde Türk Telekom, Avea, Turkcell, Vodafone ve Bursa Gaz’la e-arşiv fatura uygulaması başladı.

Bu firmalar her ay düzenledikleri milyonlarca faturanın ikinci nüshasını uçak hangarı büyüklüğündeki depolarda değil dijital olarak veri merkezlerinde saklayacaklardı.

Derken e-arşiv faturanın yumurta ikizi e-fatura da hayatımıza merhaba dedi.

İkiz kardeştiler, hâlâ aklımıza yatmasa da, aynı işi birlikte görmeye devam ediyorlar.

E-belgeler gitgide arttı ve ilk göz ağrımız irsaliye de e-irsaliyeye dönüşüverdi.

Amacımız belli idi:

Önce çok sıkı düzenlemelerle şimdi ise dijital belge düzeni ile sahte fatura olgusunu ve kayıt dışılığı önleyecek, mücadeleyi kazanacaktık.

Dijitalleşme, Türkiye’de naylon faturayı kesmedi

Bu kadar zapturapt bu kadar elektronik belge uygulamasına e-defter, yeni nesil yazarkasa POS makinası, yazarkasalı akaryakıt pompası, UTTS vb…. ne hikmetse naylon faturaya duyulan ilgiyi kesmemiş durumda.

Vergi denetim işgücünün %40’nı bu işe aktarıp, toplam iş yükünün de yaklaşık %75’ini naylon fatura düzenleme ve kullanma suretiyle vergi kaçakçılığıyla mücadeleye hasredilmesi gerçeği bütün çıplaklığıyla karşımızda durmaya devam ediyor.

Öyle olmasa Vergi Denetim Kurulu, 1 Ekim 2025 tarihi itibariyle KURGAN’ı (Kuruluş Gözetimli Analiz) devreye almazdı zaten.

Dijitalleşme, Batı’da naylon fatura kesiyor

Geçtiğimiz günlerde Financial Times gazetesinin 1. sayfasında yer alan Cristina Criddle’ın (San Fransisco) haberinin başlığı “YZ'nin (Yapay Zekanın) neredeyse kusursuz sahte faturaları, işletmelerin gider faturalarının artmasına neden oluyor” şeklindeydi.

Habere göre; çalışanların, en eski yolsuzluk türlerinden biri olan sahte fatura ile şirketten ödeme alma faaliyeti, yapay zekâ programları ile tanınmış firmaların faturalarını adeta orijinal gibi üretip işletme kayıtlarına dahil etmeye dönüşmüştü.

Yazılım üreticisi AppZen, sahte YZ faturalarının Eylül ayında sunulan belgelerin yaklaşık yüzde 14'ünü oluşturduğunu belirterek, geçen yıl bu oranın yüzde sıfır olduğu ifade ediyor.

Haberde son olarak, Almanya merkezli kurumsal kaynak planlama yazılımı üreticisi SAP'nin Temmuz ayında yaptığı araştırmadaki bir bulguya yer verilmiş: Finans müdürlerinin yaklaşık %70'i çalışanların seyahat giderleri veya makbuzlarında sahtecilik amacıyla yapay zeka kullandığını düşünüyor ve yaklaşık %10'unun kendi şirketlerinde gerçekleştiğinden emin olduğunu belirtiyor.

Dünya hali işte böyle; herkesin derdi bir başka.

Bizde naylon faturayı kesemeyen dijitalleşme, gelişmiş ekonomilerde yapay zekâ programları sayesinde naylon fatura kesiyor!

(16 Kasım 225  tarihinde vergialgi.com internet sitesinde yayınlanmıştır.) 

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Vergi göçmenleri “gelirlermi.gov.tr”

“Kurumlar v.2” yirmi yılı geride bıraktı

Serbest Bölgelerdeki vergi istisnasına getirilen sınırlama