Dubai’de 183 gün geçirmek! Hangi güdüyle?
ABD ve İsrail tarafından İran’a karşı başlatılan savaş bir haftayı geride bıraktı. Ve her zaman olduğu gibi ateşin yakma ve yayılma özelliği yine kendini gösterdi.
İran topraklarını hedef alarak başlayan savaş Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi topraklarına da sıçradı.
Bir yakası İran diğer yakası ise körfez ülkelerinden oluşan Basra Körfezi, sahip olduğu tüm zenginliklere rağmen belirsiz ve riskli savaşın merkezi haline geldi.
Ekonomik ya da ticari nedenlerle olduğu kadar vergi limanı (yüksek kazançlar için vergisiz sığınma limanı=vergi cenneti) olarak Dubai’yi veya bu bölgeyi seçenler de ciddi bir risk ve belirsizlikle karşı karşıyalar.
Dubai havalimanı ailelerini ülkeden göndermeye çalışanların akınına uğramış durumda.
Diğer taraftan Cumartesi günü havalimanına İHA (drone) ile yapılan saldırı ise alanın geçici olarak geliş ve gidişlere kapatılmasına neden oldu.
Bir taraftan insanlar Dubai’den ayrılmaya çalışırken bir kısım insanlar da Dubai’ye gelebilmek için riski ve yüksek maliyetli özel jet uçuşlarını göz alıyorlar. Neden mi?
Geri dönüş güdüsü (motivasyonu) ne?
Geçtiğimiz Cuma günü Financial Times gazetesinde yer alan habere göre; Dubai’de 183 gün kalmak suretiyle BAE vergi mükellefi olarak vergisiz hayat imkanı elde eden vergi kaçkınları (tax nomads, tax refugees) (Türk Dil Kurumu’na göre kaçkın, bir yerden veya bir işten kaçmış kimse), mükellefiyet haklarını kaybetmemek için enterjet.co üzerinden Dubai’ye dönmeye çalışıyorlardı.
Yüksek gelirlilerin ve vergi satan adamların “1” numaralı tercihi
Dünyanın neresinde olursa olsun yüksek gelir eden ancak vergi ödemek istemeyenlerin ve bu isteklere cevap bulmak isteyen bir kısım vergi satan adamların (danışmanların, avukatların) tercihi epey bir zamandır BAE yani Dubai olmuştu.
Nitekim bu gizli, saklı bir durum da değildi.
Zira 183 günden (altı aydan) fazla bir ülkede kaldığınız takdirde o ülkeye yerleşmiş sayılıyorsunuz ve o ülkenin vergi mükellefi olarak, o ülkenin vergi yasalarına tabi oluyorsunuz.
Bu durum uluslararası vergi hukukunun en temel kuralına dayanıyor: Yerleşik sayılma (tax residency)
Nitekim bu konu bizim Gelir Vergisi Kanunumuzun 2-6. maddelerinde de düzenlenmiş durumda.
Dubai’nin vergi avantajı nedir?
BAE, oldukça avantajlı vergi sistemine sahip bir ülkedir. Bireyler için gelir vergisi yoktur. Belirli şartlarla pek çok şirket için kurumlar vergisi de yoktur.
Bireyler için vergisiz hayata geçebilmenin en önemli şartı BAE’de bir yıl içinde 183 günden fazla kalmak suretiyle BAE’nin vergi mükellefi olmaktır.
İşte bu nedenle de yabancı basında da yer aldığı üzere dünyanın pek çok ülkesinden zenginlerin, sporcuların, sanatçıların vb. tercih noktası Dubai olmaktadır. Doğal olarak Türk vatandaşları da buna dahildir.
Eğer 183 gün kalma şart sağlanamazsa kişiler vatandaşı oldukları ülkenin vergi mevzuatına tabi olmaktadır.
Yani bir tarafta sıfır vergili, savaşın kıyısında bir ülke diğer tarafta ise kendi anavatanının vergisine tabi olma seçeneği.
Vergi, savaş, Dubai ve hayatınız
Financial Times’taki yazı şu ders ile noktalanıyordu: Eğer hayatınızı vergi avantajlarına göre yönlendiriyorsanız, bunun doğurabileceği tüm sonuçlara — hatta savaş ortamında riskli uçuşlara mecbur kalmaya — hazırlıklı olmalısınız.
Sermaye küreselleşip kazançlar vergisiz limanlar ararken savaşın bölgesel ve küresel hale gelme olasılığı bütün limanları sığınılabilir olmaktan çıkarıyor. Zira artık can güvenliği mal güvenliğinin önüne geçmeye başlıyor.
Sonuçta kişiden kişiye değişse de meşhur bir atasözümüz devreye giriyor gibi: “Mal canın yongasıdır” mı acaba?
Rakamlarla, Grafiklerle Türkiye-BAE ticari ilişkileri
· Türkiye ile BAE arasında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması 29.1.1993 imzalanmış ve 1 Ocak 1995 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
· Türkiye’nin BAE’ye ihracatı 2024’te 8,3 milyar ABD Doları, 2025’te 9,3 milyar Dolar’a ulaştı
· Türkiye’nin BAE’ye ithalatı 2024’te 7,4 milyar ABD Doları iken 2025’te 9,7 milyar Dolar’a ulaştı
· İhracatımızda 4,9 milyar dolarla "kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, inciler, taklit mücevherci eşyası, metal paralar" faslı ilk sırada yer aldı. Keza DİEK verilerine göre ithalat tarafında da altın ve mücevher ithalatı toplam ithalatın %95’ini oluşturmaktadır.
Grafik: Ticaretin özeti: BAE’ye altın-mücevher satıp altın-mücevher alıyoruz
Kaynak: DEİK
Tablo: Birleşik Arap Emirlikleri’nin Türkiye’deki Doğrudan Sermaye Yatırımları
Tablo Türkiye’nin BAE'den hizmet ithalatı
|
YILLAR |
ABD Doları |
|
2016 |
394.816.001 |
|
2017 |
518.884.687 |
|
2018 |
409.537.832 |
|
2019 |
549.384.894 |
|
2020 |
392.548.457 |
|
2021 |
498.152.562 |
|
2022 |
529.975.009 |
|
2023 |
827.079.968 |
|
2024 |
1.072.703.111 |
Kaynak: TÜİK
(8 Mart 2026 tarihinde vergialgi.com internet sitesinde yayınlanmıştır.)
Yorumlar
Yorum Gönder