Kayıtlar

Nisan, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Vergi aflarından nasıl yararlanılır?

Lütfi bey Anadolumuzun küçük ölçekli bir aile işletmesinin sahibi. Girişimci bir kişiliğe sahip olan Lütfi bey sermayenin sadece İstanbul’da değil Anadolunun her köşesinde yaygınlaşması, yatırımın ve istihdamın artması için çaba sarfeden kişilerden biri. Lütfi bey bu özelliklerinin yanısıra bugüne kadar kendisinin, ailesinin ve çocuklarının boğazından haram lokma geçirmemiş olduğuyla da her zaman gurur duyduğunu ifade eden bir vatandaşımız. Tüm hayatı boyunca, evlatlarına bırakacağı mirasın sadece maddi değerler değil ahlak, onur, şeref, insan onuruna ve haklarına saygı gibi manevi değerler olduğuna inanmıştır. Yetmiş küsur yaşındaki Lütfi Bey’in övünerek anlattığı diğer bir konu da ticarete başladığı ilk günden bugüne kadar ne kadar gelir elde ettiyse bunu gelir vergisi beyannamesinde beyan ettiği ve her kuruş vergisini de ödediğidir. Belki hiçbir zaman vergi rekortmeni olamadı. Ancak kazancını eksiksiz beyan edip vergisini de ödemesi hatta eskiden kağıt ortamında beyanname veri...

Bakanlar Kurulu’nun vergi cennetlerini belirlemesi ve sonuçları

VERGİALGI.net sitesini yakından takip edenler hatırlayacaktır. Geçtiğimiz haftalarda yazdığımız “Double Irish Cream: Türkçesiyle Kaymaklı Ekmek Kadayıfı veya Çifte Kavrulmuş Lokum”   yazımızın sonunu: “Türkçeye “double irish cream”ı nasıl çevirebiliriz diye düşündüğümüzde ilk akla gelenler; kaymaklı ekmek kadayıfı ya da çifte kavrulmuş Türk lokumu oldu. Ne dersiniz, vergicilik alanında çifte kavrulmuş Türk lokumu konusunda (vergi cennetleri) yapılması gereken bir şeyler yok mu?” diyerek bitirmiştik. Bu yazıdan sonra okuyucularımızdan sorunun cevabının ne olduğu yönünde karşı sorular aldık.   2006’da yapılan Kurumlar Vergisi Kanunu reformu 2006 yılında kurumlar vergisi reformu kapsamında yasalaşan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer alan düzenleme ile Bakanlar Kurulu’na bir yetki verilmişti. Bakanlar Kurulu bu yetki çerçevesinde;     Kazancın elde edildiği ülke vergi sistemi, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesinden daha düşük...

Vergi cennetlerine kazanç aktarmanın vergi ahlâkı ile ilişkisi

Etik kurallar, tıpkı bireylerde olduğu gibi kurumlarda da geçerli olması gereken kurallar. Uluslararası ve ulusal alanda pek çok şirketin “Etik Kurallar” adı altında bir takım dökümanları kamuoyuna deklare ettiklerini görmekteyiz. Bu dökümanların birer halkla ilişkiler/tanıtım çalışması mı ya da bağlayıcı temel ilkeler mi olduğunu şirketlerin niyetlerinden değil uygulamalarından çıkartabilmekteyiz. ABD finansal tarihinin en büyük şirket dolandırıcılık ve yolsuzluklarından biri olan Enron skandalında adı geçen şirketin onlarca sayfa büyüklüğündeki ve cazip cümlelerle örülü Etik Kurallar ilkesinin ne kadar samimi olduğunu ancak sonuca bakarak anlamak mümkün. Ülkemizde de 1990’lı yılların sonunda içi boşaltılarak maliyeti vergi ödeyicilerine yani halka bırakılan bankaların bankacılık kuralları bir yana etik kurallara ne kadar uygun davrandıkları da hepimizin hafızalarında.   Ekonomik kararlarda etik değerler Bir ülkenin ekonomik kaynaklarından faydalanarak, o ülkenin çev...

Satış elemanları ile vergicilerin kesiştiği ortak nokta: Yasa dışı ödemeler ve naylon fatura

Çok satmak. Daha çok satmak. Daha çok kâr elde etmek. Daha çok satış primi, bonus almak. Satıcıların ve şirketlerin ortak amaçları. Yönetim teorisinde arzulanan husus: Bireysel hedeflerle kurumsal hedeflerin örtüşmesidir. İşte size bir şirkette kurumsal hedeflerle bireysel hedeflerin örtüştüğü bir durum. Şirket çok satacak, çok gelir edecek, çok kâr edecek. Satış elemanı da çok satacak ve çok satış primi elde edecek. Bu noktaya kadar sorunlu olan ya da olağan dışı bir nokta yok. Bu ortak hedeflere etik kurallar çerçevesinde ulaşılıyorsa yani rakiplerle yapılan rekabet piyasa koşullarında bir yarış şeklinde gerçekleşiyorsa, haksız rekabet şeklinde cereyan etmiyorsa sorun yok. Ancak çok, daha çok para kazanma amacının kimi zaman etik kuralların çiğnendiği uygulamalara neden olduğunu duymakta ya da gazetelerde okumaktayız. Çünkü daha fazlanın sağlanmasında Makyevellist yaklaşımla “hedefe giden her yol mubahtır” anlayışıyla hareket edildiğinde kişilerin gözünde “tek meşru şey h...