Kayıtlar

Yeni Türkü etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Genç işsizliği içimizi dağlıyor!

Üniversitede okurken yaşadığım ilçede yaz aylarında canımın sıkıntısını gidermek hem de duyduğum merak üzerine bir tanıdığımın eczanesine yardıma giderdim. O yıllardaki tecrübe sayesinde pek çok şey öğrendim. İlaçlar ve hangi hastalıklara yaradıkları gibi. Ya da insanların ilaç ya da diğer sağlık araç ve gereçlerini alırken ki ruh halleri gibi. O yıllardan aklımda kalan pek çok anı vardır. Ancak biri adeta zihnime kazınmıştır. Haftada bir gün gelen nöbetçi eczane uygulamasında saatler gece yarısını geçtiğinde üzüntü ve heyecan içinde nöbetçi doktorun az önce yazdığı reçeteyi almaya gelen gariban köylü vatandaşın psikolojisi. Dört beş şişe serum, şırınga, iğne, ilaç vb.lerinden oluşan ilaçları alan ve belki de cebindeki son parayı da gece yarısı eczaneye veren Anadolu insanı. Kim bilir ki kızı mı oğlu mu karısı mı annesi mi babası mı yoksa bacısı ya da kardaşı mıdır acilde yatan. Hemen hemen her gece nöbetinde böyle bir kişi gelirdi. Ve ben 18’inde bir delikanlı olar...

Kalede ve hayatta 1 numara

Resim
1970’lere rastlayan çocukluk yıllarımızda, pek çok çocuğun kendisiyle özdeşleştirdiği futbolculardan aklımda kalanları Fenerbahçeli Cemil Turan, Galatasaraylı Yasin Özdenak, Beşiktaşlı Sanlı Sarıalioğlu ve Trabzonsporlu kaleci Şenol Güneş’tir. 70’li yıllardaki her genç ve her çocuk gibi, mahalle arasında futbol oynamak bizim de en büyük eğlencemizdi. Çocukluk yıllarımdan üniversiteye kadar futbolda kaleci mevkiini seçmeme sebep olan kişi de Trabzonsporlu Şenol’du.   Şenol Güneş’in sportif başarıları ve saha içindeki beyefendiliği, eminim benim gibi pek çok Anadolu çocuğunu kalecilik gibi futbolun en kahırlı ve en nankör mevkiinde oynamaya yönlendirmiştir. Şenol Güneş, 1975-1976, 1976-1977, 1977-1978, 1978-1979, 1979-1980, 1980-1981 ve 1983-1984 yıllarında şampiyon olan Karadeniz fırtınası Trabzonspor’un başarılı kalecisiydi. Aynı zamanda ligin en az gol yiyen kalecilerinden biriydi. Bugünden geriye doğru baktığımda...