Kayıtlar

Kekliğin KDV’si

Keklik, güzel görünümlü ve hobi amaçlı da olsa beslenen, Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgemizin sık ormanlarla kaplı çok yağış alan bölgeleri ve düz ovalar hariç ülkemizde rastlanan bir kuştur. Kimilerimiz onu doğadan kimilerimiz de sadece internetten ya da televizyondan tanırız. Kimilerimiz de onu Türk Musikisinin efsane sanatçılarından Müzeyyen Senar’ın sesinden; “Keklik dağlarda şağılar Yavrum diye diye ağlar Günden güne yansa dağlar Görenlerin bağrı yanar Ağlarım ben kekliğime” şarkısından tanırız. Ya da Mustafa Sarısözen tarafından derlenen Balıkesir yöresi Türkülerinden; “İki keklik bir kayada ötüyor Ötme de keklik derdim bana yetiyor” ile onu hatırlarız.  Keklik hobi amaçlı olduğu gibi az da olsa eti için de beslenebilen bir canlıdır. Ayrıca avlaklara, doğaya salınmak veya meraklılara satılmak için çiftliklerde de ticari amaçla yetiştirilmektedir.   İşte yine verginin hayata dokunduğu bir alan; Gerçek hayatın içinde olan vergi elbette...

Film izlemenin bin yolu, binbir vergisi

Arthur Miller’in 1949’da yazdığı efsane oyunu Satıcının Ölümü’nü 1988 yılında Ankara Büyük Tiyatro’da usta oyuncu Ergün Uçucu ve değerli hocam/dostum Zafer Kayaokay’dan izlemek mutluluğuna erişmiştim. Evet, bir ironi olacak ancak ayakkabı satıcısı Willy’nin değişen hayat şartları ve satış imkanları karşısında yaşadığı çatışmayı anlatan ve sinemaya da uyarlanan Satıcının Ölümü, 65 yıl sonra bugün de gerçek hayattaki benzeri çatışmaları bizlere yansıtıyor. Satıcının ölümü, mecazi anlamda da olsa bugün için, eski yöntemlerin eski kanalların ortadan kalkması ve her anlamda yeni bir dünya düzeninin kurulması anlamına geliyor. İşte size bir örnek Diyelim ki bugün, 1985 yılında sinemaya uyarlanan ve başrolünü Oscar ödüllü Dustin Hoffman’ın oynadığı “Satıcının Ölümü” filmini izlemek istiyorsunuz. Artık film izlemek için sadece sinemaya gitmek zorunda olmadığımız gibi onlarca seçeneğimiz var. Evet, satış teknikleri ve hizmet sunum kanalları yerini yeni yeni yöntemlere bırakıyor. Sat...

Ödediğimiz vergiler nereye harcanıyor?

Vatandaş olmanın, kamu hizmetlerinden yararlanmanın en temel sonuçlarından biri vergi ödemek. Toplumlar medeni toplumlar haline dönüşüp, çağın imkanlarından yararlandıkça vergi ödeme yükümlülüğü artmakta. Daha az vergiyle idare edilen devletler artan sosyal devlet uygulamaları, alt yapı çalışmaları, eğitim ve sağlık hizmetleri, iç güvenlik ve savunma harcamaları, adalet harcamaları, yerel yönetimler tarafından sağlanan hizmetler vb. ile daha fazla kaynağa yani vergiye ihtiyaç duyar hale gelmekteler.   Vergi mükellefi sayısı tuzağı Tıpkı orta gelir tuzağı gibi Türkiye on yıllardır sabit vergi mükellefi sayısı tuzağına yakalanmış durumda. Vergi tabanını genişletmek amacıyla sağ ve sol iktidarlarca yapılan yüzlerce vergi reformuna rağmen gelir ve kurumlar vergisi mükellefi sayısı adeta bir tuzağa yakalanmışçasına 3 milyonu bir türlü aşamamakta.   Gerçek vergi rekortmeni: Öztürk ailesi Ancak ülkemizdeki vergi yapısı %70 dolaylı vergiler %30 gelir ve kazançlar üzeri...

Büyük tutarlı vergi inceleme raporları azaldı mı?

Resim
Geçtiğimiz ayın sonunda Gelir İdaresi Başkanlığı 2012 yılı Faaliyet Raporunu açıkladı. Bu raporda yer alan bilgiye göre 2012 yılında Gelir İdaresi Merkez teşkilatına uzlaşma için gelen vergi inceleme raporu sayısı % 32, raporlardaki vergi tutarları ise %86,6 oranında bir azalma ile 1 milyar 27 milyon liradan 137 milyon liraya indiği görülmekte.   Hangi raporlar merkez teşkilatına uzlaşma için gider? Vergi incelemesi sonucunda vergi mükellefinin bazı vergileri eksik beyan ettiği tespit edilirse denetim elemanlarınca vergi inceleme raporu düzenlenir. Düzenlenen raporda eksik ödendiği tespit edilen vergi ve bu vergi için ödenmesi gereken ceza (vergi ziyaı, usulsüzlük ya da özel usulsüzlük cezaları) talep edilir.  Bu aşamada vergi mükellefinin üç seçeneği vardır: 1-      Raporda yer alan vergi ve cezayı ödemek, 2-      Raporda yer alan vergi ve ceza için İdare ile uzlaşma talebinde bulunmak, 3-      Raporda ta...